Ben Balık Değilim ki...
7 Nisan 2026 Salı
3 Nisan 2026 Cuma
Merhaba.
Dün ağlamaktan ciğerlerimi kusarak terapiye yürürken, bugün çocuk Bilgiş'e şefkat göstermek için Red Hot Chili Peppers logolu sweatshirt alacağımı bilmiyordum. Biraz abartı bir tasarım olmuş ama yine de beni keyiflendirdi.
Sabah öğle yemeğimi ya evden hiç almadım, ya da metroda veya bir yerlerde bıraktım. Yol boyunca psytrance'ın tekrarlayan düşüncelere iyi geliyor oluşu üzerine düşünüyordum ve sanırım bu yüzden yemeğimi hiç ettim.
Her şeye rağmen yaz geliyor, buna kimse engel olamaz. Hayatımda ilk defa marteniçka taktım, leylek meylek görünce ağaca asacakmışsın, hadi hiç görmedin mart'ın son günü asmalıymışsın, unutup duruyorum. Oysaki bedavadan dilek hakkı. Asmak aklıma geldiğinde iş yerinde oluyorum, buranın bahçesinde de baya çiçek açan ağaçlar falan var, ama şok idaresi'nin bahçesinde mi dilek dilemek... Sanmıyorum...
Hem ben marteniçkadansa biraz daha Hıdrellez dilekçisiyimdir. Yüz yıllarca, hiçbir Hıdrellez'i atlamadım. Atlamadım ama bu konuda tek bir hata yaptım:
Siz siz olun, dileklerinizi Hızır'dan başka kimseye okutmayın. Yoksa bırakın gerçek olmamalarını, tepetaklak oluverirler. Küçük bir dost tavsiyesi.
26 Mart 2026 Perşembe
Merhaba!
Lisede felsefe sınavında HERKES ve tabii ki ben kopya çektik. Notlar açıklandı. Herkes 90 falan almış, ben 40. Hoca dedi ki;
"Hepinizin kopya çektiğini fark ettim. Bir kişi hariç.. Bilge... Bu yüzden ona.. 100 VERİYORUM!"
Oysaki ben de kopya çekmiştim ama aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz'cılıkan dolayı, ulen zaten bir bok bilmiyorum, geçecek kadar çeksem yeter sonuçta, ayrıca kim kaybetmiş 90'ı da ben bulayım...
Hocanın o açıklamasından sonra ben tabii bok gibi hissettim. Hem hocaya, hem sınıf arkadaşlarıma, hem de GENEL... Ve bir karar aldım. GERÇEĞİ SÖYLEYECEĞİM!
Birkaç gün sonra gittim hocaya dedim hocam böyle böyle. Ben de kopya çektim.
Bir devlet okulu felsefe hocasının hayal kırıklığı suratına bürünüp "hmm... demek öyle.." falan bir şeyler dedi.
Diğer hafta derse geldi ve dedi ki:
"Bir haftadır GÖZÜME UYKU GİRMİYOR (abart). Bilge bir açıklama yaptı bana ve üzerine çok düşündüm...Eşimle bile sabahlara kadar bunu konuştuk (tamam Kant sakin ol). Ve bu dürüstlüğünden dolayı.. ONA 100 VERİYORUM!"
NEEEEE?!
Ver 40'ımı sal beni bayan!
Ben dürüstlüğümden dolayı ödüllendirilirim beklentisiyle değil, söylediğim yalan gerçekten yanlış hissettirdiği için itirafta bulunmuştum ama guess what bitchez?!
kıssadan hisse: best dürüstlük dersi ya da hayattaki tek şansını Çeliktepe Cengizhan Lisesi felsefe dersinden geçmek için kullanmak
ama sonuçta o zaman da her şey benimle ilgili değildi,
şimdi de değil.
24 Mart 2026 Salı
Merhaba!
Gaziantep'teyim (a ah, ne alaka?). Zorttirizort projesinin bir toplantısı. Sunuculuk yapıyorum. Sayın valim... sayın daire başkanlarım..... sayın il müdürlerim...... ve siz değerli katılımcılar.... nası gidiyo??? RAHATTA MISINIZ? WOOHOOĞĞĞĞ gibi bir delirmecelerdeyim.
Açılış konuşmalarını yapmak üzere, sayın Halime Lafçıoğlu'nu kürsüye davet ediyorum:
"Sakın bir delilik yapıp hayatınızı karartmayın..."
Açılış konuşmaları için kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.
Sırada, çok saygıdeğer harikulade Bilgiş Barutcu'nun, yani BEN'im, "Aşkın, Kayıp Deneyimlerinin ve Delirme Eşiğine Yakın Psikolojik Dalgalanmaların; Kalpte Yer Edinen Filler Üzerinden İncelenmesi ve Bu Süreçlerin Alkol Kullanım Pratikleri ile Olan Çok Katmanlı İlişkisinin Sosyal Çalışma Perspektifinden Eleştirel Analizi" isimli çalışmamın bulgularını inceleyeceğiz.
20 Mart 2026 Cuma
9 Mart 2026 Pazartesi
Merhaba.
Cuma günü Ezgi ve Neval'le Aladağlar'a gittik. Yıllardır Ankara'da göremediğim karın tamamını görmüş oldum. Üşüdüm, ısındım, sarıldım ve sarmalandım. Filler geldi, gitti, geldi, ama sanki kızlar fillerle kalbimin arasında buffer olmuşlardı. Günlerce, haftalarca o bungalovda onlarla kalabilirmişim gibi hissettim. Ama gerçek hayat buna izin vermez. Eve döndük.
Dün akşam 8 Mart için hazırlandık ve yürüdük. Yılın en sevdiğim günlerinden biri. Tek sermayem gerçekten kız kardeşlik. Ekonomik durumumdan bağımsız.
Bu sabah 6 havaşıyla havaalanına gitmem gerektiği için içim çok rahat değildi. Doğru düzgün uyuyamadım. Tam uyuduğumda ise alarm çaldı. Çok klasik bir boktanlıktır bu.
Bu satırları Gaziantep İl Göç İdaresi'nden yazıyorum. Gaziantep'e en son 1.5 sene önce gelmiştim. Filler yokluyor. Gözümden yaşlar akıyor. Sonra Türkiye'deyken de bir boka yaramayan kocası Suriye'ye dönmüş yaşlı bir kadının ceviz kırarak haftada 1000 TL kazandığını öğreniyorum. Kocasına para gönderiyormuş. Gözümden yaşlar akmaya devam ediyor.
Ulan...
U L A N !




